Genel Bilgiler

Obezitenin konuşulmayan yüzü”Yeme Bağımlılığı”

BAĞIMLILIK DERECESİNDE YEMEK YEME İSTEĞİ
Amerika Ulusal Bağımlılık Enstitüsü başkanı Nora Volkow yaptığı çalışma ile bazı davranışlar ve sürekli tekrarlayan meşguliyetlerin, beyinde aynen alkol ve madde bağımlılığın

da olduğu gibi benzer fizyolojik değişikliklere sebep olduğu ispatlandı.

Bu bilgiyi göz önünde bulundurup etrafımızdaki insanlara bakarsak, aşırı yemek yeme isteğinin de bir tür bağımlılık olabileceğini söylemek mümkün.
BAĞIMLILIK VE DOPAMİN
Beyinde dopamin seviyesi arttığı zaman kişinin kendini iyi hissetme durumu da artmaktadır. Madde kullanıcılarında dopaminin etkisi bu şekildedir. Kokain gibi maddeler kullanıldığı zaman insan beyinde dopamin seviyesi artmakta ve kişi kendi abartılı bir şekilde iyi hissetmektedir. Ancak bağımlı olanlarda beyinde dopamin D2 reseptörleri duyarlılığında azalma olmaktadır ve birey haz alamamaya başlamaktadır. Bu durumda da ‘Haz yoksunluğu sendromu’ dediğimiz bir sendromu ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak kişi sürekli ve sürekli olarak uyuşturucu madde kullanma ihtiyacı duymaktadır.
YEME DAVRANIŞI VE DOPAMİN
‘Yeme alışkanlığı ile dopaminin ne bağı var?’ diye sorduğunuzu duyar gibiyim..
Dopaminin yemek davranışında 2 rolü vardır. Bunlardan birincisi kalori ihtiyacı için yemek yeme davranışını sağlamak iken ikincisi ise yemekten haz almayı sağlar. Sağlıklı kişilerde beyindeki dopamin D2 reseptörü ile yeme tarzı arasında bir ilişki bulunmuştur. Beyindeki D2 reseptörü sayısı azaldıkça kişi stres durumunda daha çok yeme ihtiyacı duymaktadır. Ve araştırmalara göre beden kitle indeksi artan yani kilosu artan kişilerin beyindeki dopamin D2 reseptörü azalmaktadır. Reseptörlerin azalmasından kaynaklı olarak kişi saplantılı bir şekilde yemek yemeye başlıyor ve devam ediyor. Kısacası yeme bağımlısı oluyorlar.
 *‘Yeme Bağımlısı’ diye tasvir ettiğimiz kişiler vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan bireylerdir ve bu bireyler sadece Amerika’nın tüm nüfusun üçte biri düzeyine ulaşmış durumda…. Korkunç değil mi?

*Kanada’da ünlü araştırmacı Alfonso Abizaid’in, özellikle yüksek kalori yiyeceklerle ilgili yeme davranışının nörotransmitterler üzerindeki etkisiyle, dopamin aktivitesini stimüle ettiğini(uyarma) ve keyif- haz duygusunun oluşmasını sağladığını göstermiştir.

!Yani yemek bağımlılığı da artık alkol bağımlılığı yada madde
bağımlılığı gibi bir başlık altına alınmakta..Ne yazık ki hiçte küçümsenmeyecek derecede çok fazla yeme bağımlısı kişi var.
GÜNLÜK ENERJİ ALIMI KONTROLÜ
* Günde 3 ana öğün yapmamız gerekir. Özellikle de kahvaltı atlanmamalıdır.
* Öğün aralarında enerji içeriği düşük olan besinler tüketilmelidir. (meyve,sebze, süt, ayran vs.)
* Basit karbonhidrat miktar( şeker) ve doymuş yağ miktarı yüksek olan yiyeceklerden uzak durulmalıdır.  Bunların yanında gazlı içecek gibi enerjisi yüksek olan besinlerde tüketilmemelidir.
*Yiyecekler iyice çiğnenmeli ve yavaş yavaş tüketilmelidir.
*Su tüketimine özen gösterilmelidir. Su tüketimi günlük  2.0-2.5 litrenin altına düşmemelidir.
*Porsiyon ölçülerine dikkat edilmelidir.
* Yiyecek- içecek alışverişinde etiket okunup, porsiyon başına düşen enerji ve besin ögesi içeriğine dikkat edilmelidir.
!Lakinnn yukarıda sıralamış olduğum maddelere ek olarak; küçük yaşlardan itibaren çocuklara, sağlıklı yemek yeme alışkanlığı kazandırabilmek ve yiyeceklerin yağ-kalori içerikleriyle ilgili bilgileri verebilmek için ebeveynlerin bilinçlenmeleri gerekiyor.
Sağlıcakla kalınız..

Yazarımız hakkında

Avatar

Konuk Yazar 1

Yorum Yazın!