Genel Bilgiler

Karaciğer Yağlanması ve Beslenme Tedavisi

Karaciğer, vücutta birçok önemli işlevi olan bir organdır. Fakat yağlanma sonucunda bazı işlevleri durmakta ya da aksamaktadır. Tüm bunların sonucunda ise vücutta önemli metabolik sorunlar ortaya çıkmaktadır. 


KARACİĞER YAĞLANMASI 
Karaciğerde bir miktar yağ bulunması normaldir fakat bu durum karaciğerin %5’inden daha fazlasını kapsar ise ‘Karaciğer yağlanması’ tanısı konulmaktadır. Karaciğer yağlanması, karaciğer hastalıklarının ilk evresidir.  Bu nedenle erken teşhis ile beslenme tedavisi oldukça önemlidir. Fakat genelde semptomsuz bir hastalık olması nedeniyle teşhisi zordur.
*Karaciğer yağlanmasının 3 tipi vardır;
1)Gebeliğe bağlı akut karaciğer yağlanması 
2)Alkole bağlı karaciğer yağlanması 
3)Alkol ve gebeliğe bağlı olmayan karaciğer yağlanması(non-alkolik)


KARACİĞER YAĞLANMASININ NEDENLERİ

1) Obezite: Kilo artışı ile vücutta yağlanma meydana gelmekte ve bu nedenle karaciğerin yağlanma riski artmaktadır.
2) Abdominal(karın bölgesi) yağlanma: Karın bölgesindeki yağlanma sonucunda karaciğer ve diğer organların yağlanma riskinin arttığı birçok çalışma ile tespit edilmiştir.
3) İnsülin direnci(Tip 2): Diyabetli bireylerde karaciğer yağlanmasının görülme sıklığı daha yüksektir.
4) Dislipidemi: Kanda yüksek trigliserit(basit yağ) düzeyleri ve düşük HDL(iyi kolesterol) seviyeleri karaciğer yağlanmasına neden olmaktadır.
5) Yüksek karbonhidratlı besin tüketimi: Karbonhidratlı besinlerin aşırı tüketimi sonucunda karaciğer yağlanmasının arttığı birçok çalışma ile gözlenmiştir. Özellikle fruktoz tüketimin artışı karaciğer yağlanmasında önemli bir faktördür. Bunun nedeni ise, fruktozun  karaciğerde metabolize edilmesidir. 
6) Fiziksel inaktivite: Obezite ve birçok hastalığın temelini oluşturan sedanter yaşam(hareketsiz yaşam) sonucunda karaciğer yağlanması da görülebilmektedir.
7)Aşırı alkol tüketimi: Karaciğerin yağlanmasına neden olabilecek en önemli faktörlerden birisidir.
8) İleri yaş


KARACİĞER YAĞLANMASI VE BESLENME TEDAVİSİ 
-İlk olarak birey obez ya da fazla kilolu ise yavaş yavaş kilo vermesi gerekmektedir. Bireyin kilosundaki %5-10 arasında bir kaybın karaciğer hücrelerinin iyileştirdiği kanıtlanmıştır.
-Yüksek fruktoz tüketimi karaciğer yağlanması neden olduğu için fruktoz içeren (gofretler, çikolatalar, hazır meyve suları….) gıdalardan uzak durulmalıdır. 
-Aşırı yağ tüketiminden kaçınılmalıdır.
-Düşük karbonhidratlı, düşük glisemik indeksli Akdeniz diyeti, birçok hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da önerilebilecek bir beslenme planıdır.
-Karaciğer yağlanmasında antioksidan besinlerin tüketimi oldukça önemlidir. Çünkü antioksidan besinler karaciğerde yağ depolanmasını engellemektedir. Antioksidan besinlere meyveleri ve cevizi örnek gösterebiliriz.
Posa, vitamin, mineral kaynağı olmaları  ve ayrıca antioksidan olmaları nedeniyle sebze ve meyve tüketimi oldukça önemlidir.  
-Çoğu hastalıkta olduğu gibi burada da yağ tüketimi bir miktar azaltılmalı ve doymuş yağlar(tereyağ, kuyruk yağı gibi hayvansal yağlar) yerine tekli doymamış ya da çoklu doymamış yağları (zeytinyağı gibi bitkisel yağlar) tüketmelisiniz. 
Omega 3 yağ asitleri açısından iyi kaynak olan (somon, sardalya, ringa balığı, uskumru gibi yağlı balıklar, keten tohumu, chia tohumu….) besinlerden tüketmeye özen göstermelisiniz.
-Kahve tüketiminin karaciğer yağlanmasını engelleyebileceği birçok çalışmada görülmüştür. Fakat kahvenin hangi işlevi sayesinde bu durumun oluştuğu hakkında hala kesin bir çalışma mevcut değildir.
-Günlük önerilen miktarda diyet posası (kurubaklagiller, yağlı tohumlar, tam tahıllı besinler, sebzeler, kabuklu meyveler…) tüketiminin karaciğer yağlanmasını azaltıcı etkisi ve insülin duyarlılığını arttırıcı etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle önerilen miktarda posa tüketmelisiniz.
-Alkol tüketiminden kaçınmalısınız. 
-Yapılan çalışmalar sonucunda kanda kolesterolün yüksekliği olması ile karaciğer yağlanmasının arttığı görülmüştür. Bu nedenle yüksek kolesterol içeren besinlerin tüketimini azaltmaya özen göstermelisiniz.
-Ve son olarak fiziksel aktivite ile karaciğer yağlanmasının önüne geçilebilir.


Sağlıcakla kalınız…

Yazarımız hakkında

Avatar

Şevval Şeditoğlu

Yorum Yazın!